Facebook'ta Paylaş
 
 

Bel Fıtığı Tedavisi

Bel fıtığı neredeyse herkeste var; doğum yapanda, askere gidende, top oynayanda, hoplayan zıplayan herkeste olabiliyor. Benim hiçbişeyim yok diyen yoldan geçen adamı çevirip MR çektirseniz bel fıtığı çıkabilir, o kadar yaygın bir rahatsızlık maalesef.

Bel Fıtığı Nedir, Nasıl Oluşur?

Aşağıdaki şekilde de görebileceğiniz gibi omurgalarımızın arasında duran disklerin etrafındaki bantın zayıflayıp içerideki diskin de parçalanarak zayıflayan noktadan dışarıya doğru çıkmasına ve ordaki sinirlere baskı yapmasına bel fıtığı diyoruz.

Fıtık oluşması bir organın sınırlarını aşıp başka bir organın sınırlarına girmesi durumudur. Bel fıtığında da yerinden dışarı doğru taşmış olan çekirdek arkadan geçen sinirin bölgesine girer ve siniri orada sıkıştırarak böylece bel fıtığı oluşur.

 

Bel Fıtığı Belirtileri Nelerdir?

Bel fıtığının belirtileri, fıtığın derecesine ve bulunduğu yere göre değişiklik gösterir.

Erken evrede (birinci evrede), dejenerasyon denilen yıpranma evresinde, yani özelliğini kaybederek içindeki sıvının tükendiği kıkırdak mevcudiyetinde hastalarda tek sıkıntı bel ağrısı olabilir. Bu ağrılar genellikle aktivite ile birlikte zorlamayla artar ve istirahat halinde kaybolur.

Fakat, ileriki aşamalarda bozulmuş olan kıkırdak, dışarı doğru çıkmaya başladığında eğer bir sinir basısı yaparsa, hangi sinire basınç yaptığına göre belirtiler değişir. Ama en temel problem ağrının karakterinin değişmesidir ki daha önce yalnızca beli ağrıyan bir hasta artık ağrının bacağa doğru kaydığını hissedecektir.

Yapısı bozulan bu disk L5, S1’deki sinirlere baskı yapıyorsa bu ağrı daha çok ayak baş parmağına doğru gider. L4, L5’de ise ki en sık bu iki seviyede görülmektedir fıtıklar ve ağrı daha çok ayak topuğuna doğru gider.

Eğer tanı gecikirse ve tanının gecikmesiyle birlikte tedavi gecikirse bel, bacak ve ayaklardaki ağrılara bacakta uyuşma, elektriklenme, karıncalanma eşlik edebilir. Bu aşamada da yine tedavi edilmezse artık bel fıtığı son aşama olan motor etkilenme başlayacağı için özellikle düşük ayak denilen ve hastanın topuğu üzerinde duramaması ve ayağa kalkamaması gibi bir durumlar karşılaşma olasılığı yüksektir.

 

Bel Fıtığının Sebepleri Nelerdir?

Bel fıtığının tek bir sebebi yoktur. Çünkü; omurganın yapısı, disklerin kalitesi, kişinin genetik yapısı, yaşam şekli, belini ve omurgasını kullanma tarzı, bazı ısınma gerektiren hareketleri sürekli kontrolsüz ve bilinçsiz yapması gibi nedenler omurlar arasındaki diskin bozulmasına ve bunun sonucu olarak da çabucak fıtıklaşmasına sebebiyet verebilir.

Ağır kaldırmak bel fıtığına sebep olur mu?

Olabilir de olmayabilir de 🙂 İnsan vücudu bir seviyeye kadar eğer düzenli egzersizlerle alıştırılırsa çok ağır eşya veya yükleri de kaldırabilir. Günlük hayatınızda sürekli ağır yük kaldırıp taşımıyorsanız yani vücudunuz buna hazır değilse birden bire ağır bir eşyayı kaldırırsanız bel fıtığı olma ihtimaliniz çok yüksektir.

Fazla kilo bel fıtığına sebep olabilir mi?

Fazla kilo, omurganın daha erken yaşlanmasına, kaldıraç görevi gören disklerin üstündeki yükün artmasına neden olduğu için daha kolay bir şekilde bozulan ve kalitesini yitiren diskin ve kemik dokunun daha çabuk taşıp fıtık oluşmasına sebep olmaktadır. Yoksa her kilolu insanda bel fıtığı görülmemektedir.

Esasında fıtık ya da bel fıtığı oluşumu sadece kiloyla veya ağır yük kaldırmayla ilintili değil, vücudunu dikkatli kullanabilmekle ilişkilidir.

 

Bel Fıtığı Tedavisi

Bel fıtığı neredeyse herkeste var dedik ya evet bel fıtığı çok sık görülen bir rahatsızlık, fakat her bel fıtığı mutlak tedavilik değil, mutlak ameliyatlık değil. Günün birinde ille de ameliyat olunması gerekir diye bir durum söz konusu değil. Bel fıtıklarının yaklaşık yüzde 1,5 ile yüzde 2’si ameliyat gerektiren durumlara gelir. Onlarda da iş o hale geldiği zaman hiçbir zaman ameliyatı düşünmeyen hasta nolur beni ameliyat et diye doktora başvurur.

Bel fıtığı hastalarının ancak yüzde 1,5 civarındaki kısmı ameliyat edilmektedir, bunun dışında küçük bel fıtıklarında asıl yapılması gereken koruyucu tedavi uygulamaktır. Koruyucu tedaviden kasıt; binen yükü azaltmak, aşırı kilo durumu varsa kiloyu azaltmak, halı çırpma, dolabı çekme, arabayı itme gibi vücudun önüne binen ağırlıktan hastayı kaçındırmak, terleyip cereyanda kalmamak gibi kasların sürekli kasılmasına yol açabilen sebepleri ortadan kaldırma metodlarını hastaya alışkanlık haline getirtmektir.

Daha kalıcı bir fayda ise, günün birinde doktorların eline düşmemek adına yapılması gereken asıl mücadele su içinde hareket, yüzmek, su içinde bacak egzersizleri yapmak olacaktır ki bu sayede bel fıtığınız çok ilerlemeden tedavi olacaktır. Yüzün ama sudan çıktıktan sonra mayonuzun üzerinizde kurumamasına dikkat edin ve mutlaka kurulanın ıslakken cereyanda kalmayın. Yüzme bilmiyorsanız suda bacaklarınızı oynatın gerekirse simit takın yeter ki bacak egzersizleri yapın. Bunun çok faydasını göreceksiniz.

Doktorunuzun önereceği ilaç tedavisi, fizik tedavisi, istirahat, masaj, akupunktur gibi tıbbi ya da tıp dışı değişik uygulamaların da faydası olacaktır.

Bu tip basit fıtık rahatsızlıklarının dışında ameliyat edilse mi edilmese mi tarcihleri arasında kalınan durumlarda da belden bir iğneyle girilerek yapılan lazer uygulamaları, radyo frekans uygulamaları var. Bu uygulamalarla ise kıkırdak doku büzüştürülerek sinirleri rahatsız eden diskin kendini geriye çekmesi sağlanılıyor.

Hangi hastaya hangi uygulama yapılması gerektiği; hastanın şikayeti, muayene bulguları ve MR görüntülerinin birlikte değerlendirilmesiyle ifade edilebilinmektedir.

Anlaşılabileceği üzere bel fıtığı çok basit yöntemlerle tedavi edilebilmektedir, her hasta ameliyat edilmeli diye bir kural yoktur ki ameliyat gerektiren bel fıtığı oranı sadece yüzde 1,5 gibi küçük bir orandır. Onun için asla doktora gitmekten çekinmeyin ve bir ortopediste derdinizi anlatın, muayene olun. Bunun sonucunda hiç beklemediğiniz basitlikte geliştirilmiş bazı yöntemlerle bel fıtığınız tedavi olmuş olacaktır.

Tedavi sonrasında bunun için mi çektim bunca zaman bu illeti diyebileceğiniz basitlikte egzersizler ve tedavi yöntemleri sizi bekliyor.

Ağrısız sancısız, sağlıklı günler dileriz..